ResimAd ResimAd ResimAd ResimAd ResimAd
ResimAd ResimAd ResimAd ResimAd ResimAd
Marmara Adası Tarihçesi

Ada üzerindeki az da olsa tarihsel kalıntılar ve çeşitli arşiv belgeleri bu adanın geçen yüzyıllar boyunca çeşitli ulus ve kültürleri bağrında barındırdığını ortaya koymaktadır. 

Tarihsel ve ilahi bir yazgıyla ve kendilerine ayrılmış zaman dilimleri içerisinde  birçok kültürün yolu bu adadan geçmiştir : Yunanlı, Bizanslı ve nihayet çeşitli Türk soyları.
 
Sadece adanın ismi üzerinde yapılan çok küçük bir araştırma Ada üzerinden gelmiş geçmiş ulus ve kültürler hakkında geniş bilgiler vermektedir. Erdek İlçesi eski Kaymakamı Sayın Reşit Mazhar ERTÜZÜN’ün “Kapıdağ Yarımadası ve çevresindeki adalar” adlı yöre hakkındaki tarihi ve arkeolojik araştırmaları içeren değerli kitabına bir göz gezdirdiğimizde şunlar dikkatimizi çeker: “Adanın ilk adı Yunanca “ Geyik Adası” demek olan Elafonesos’dur. M.Ö. VI. Yy. sonuna doğru Ada “Prokonnesos” adını alır. Bizanslılar daha sonra buraya Proikos/Deyiz kökünden türüyen Proikonnisos adını vereceklerdir.
13. yy. başlarında ada Marmara olarak anılmaya başlanmıştır. 15.yy. içinde Ada yönetimini ellerine geçiren Türkler dile kolay geldiği için Marmara adını kullanmışlar ve bu isim zamanımıza dek süregelmiştir. Marmara Adasında Türklük ve İslamlığın eski dönemlere kadar uzandığını belgeleyen mezar taşlarına rastlanmaktadır.
 
Osmanlı yönetimi esnasında Marmara Adası, uzun süre çevrenin en önemli ilçesi durumundaydı. 1843 senesinin ilk yarısında yapılan idari bir değişiklikle Kapıdağ, Erdek ve Bandırma Marmara’ya bağlanmışken, aynı seneni sonlarında idare merkezi (kaymakamlık) Erdek’e taşınmış ve Marmara’da bir bucak olarak buraya bağlanmıştır. Marmara Adasını ilk ve son ziyaret eden son Osmanlı Sultanı Aziz’dir.
R.Mazhar ERTÜZÜN’ün bahsi geçen araştırma kitabında bahsedilen 1889 tarihli “Salname”sinde Marmara’nın nüfus ve sosyo-ekonomik yapısı üzerinde Marmara Bucağının 5 köyüyle toplam nüfusunun 8555 olduğu ve bu nüfusun 340’nın Müslüman, geri kalanın Rum olduğu; bucakta 1693 ev, 2 cami, 14 kilise, 1 havra, 1 hamam, 6 su değirmeni, 2 yel değirmeninin bulunduğu; 515’i erkek ve 183’ü kız olmak üzere 698 öğrencisi bulunan 9 okulunun olduğunu içeren bilgilere rastlıyoruz.
1.Dünya Savaşı’ndan önceki yıllarda “Marmara, Prastos ve asmalı Limanları” çeşitli ulusların bayraklarını taşıyan daimi uğrak yeriydi.
Marmara Adasında ilk kez telgraf 25 Ekim 1911’de, telefon ise 1914’te girmiştir. İlk buharlı motor ise 1912’de Mermercik’deki (Panormi) mermer fabrikasının kurulmasıyla gelmiştir. Ada nüfusunun çoğunluğunu Rum kökenli yurttaşlar oluştururdu. Ancak zamanın devletleri arasındaki siyasi gelişmelerden dolayı gerek adadan dışarıya gerekse dışarıdan adaya göçler dolayısıyla nüfus sürekli olarak değişiklik göstermiştir. Zamanın resmi istatistiklerine göre 15.400’e ulaşan ada nüfusunun gayrimüslümhalkı 1915 senesinde Osmanlı Hükümetince Anadolu’ya yani Bandırma, Kırmasti (Mustafa Kemal Paşa), Mihaliç (Karacabey)’e ve bu çevredeki diğer köylere yerleştirilmiştir. Bu göçmenlerin bir kısmı 1919’da Ada’ya geri dönmüşlerdir.
 
Başta Marmara Adası’nda olmak üzere adalardaki Rumlardan kalan evlere ve diğer mülklere Girit göçmenleri ve Karadeniz Bölgesinden gelen aileler yerleştirilmiştir. Marmara adası’nın doğusunda yer alan Topağaç Ovası o tarihlerde bir sıtma yuvası olduğundan, buradan arazi alanlar geçici bir süre daha kuzeyde bulunan Asmalı Köyüne yerleştirilmiştir. Topağaç Köyüne devamlı yerleşme 1928 yılında Yunanistan’dan gelen göçmenlerle başlamış, ayrıca 1930’da Karabiga’dan gelen işçi ailelerine de bu köyde yer verilmiştir. Rize ve Çayeli’nden gelen aileler 1927 yılında adanın batısındaki Çınarlı Köyü’ne yerleştirilmiştir. Bunları daha sonraki yıllarda Ordu- Trabzon ve Giresun’dan gelenler izlemişlerdir. Aynı şekilde Sürmene’den gelen bir grup Asmalı Köyü’ne yerleşmiş, bunları da Bulgaristan’dan gelen göçmenler takip etmiştir. Avşa Adası’ında Yiğitler Köyü eski durumunu korurken Avşa’ya (Türkeli) Girit ve Bulgaristan’dan gelen göçmenler, Ekinlik Adası’ndaki tek köye de İnebolu/Abana’dan gelenler yerleştirilmiştir.
Marmara Adası’nın kuzeyinde Saraylar beldesi çevresinde bulunan antik mermer ocakları ile ünlü bu şehirde antik çağdan günümüze kadar mermerin hammadde olarak çıkarıldığı görülür. İ.Ö. 844 yıllarında Prokennesos Miletos’un bir kolonisi olarak kurulmuş yüzyıllar boyunca mermeri ile ün kazanmıştır.
Prokonnesos mermeri İ.Ö. 4. yy. da Ephesos’un ünlü Artemis Tapınağı’nın sütunlarında ve Hlikarnessosos Satrapı Mausolos’un sarayında kullanılmıştır. Ayrıca Roma İmparatorunun mermer ihtiyacını karşılamada Prokonnesos önemli bir rol oynamıştır. 
 
Marmara Adası, 4 Temmuz 1987 yılına kadar Erdek’e bağlı kalmış, bu tarihten itibaren ilçe olmuş. Marmara’ya bağlı 4 köy ve 2 belde var. Bunlar, Çınarlı Köyü, Gündoğdu Köyü, Asmalı Köyü, Topağaç Köyü ile Saraylar ve Avşa beldeleri.